© Ak Gazete 2015

'Erdoğan nefreti' sizi elimizden alamaz! Deşifre olacaksınız

Salih Tuna bugünkü yazısında Erdoğan nefreti ile 'Diktatörlük' kılıflı işbirlikçiliği çarpıcı örneklerle masaya yatırdı. İşte Tuna'nın yazısı..

 

Daha dün "Sanatçılar Girişimi" imzasıyla Mehmetçiğin teröre karşı verdiği savaşı (Saray Savaşı diyerek) mahkûm ediyordu.
Yani..
ABD taşeronu örgütün "hendek terörünü" (sonuç itibariyle) arkalıyordu.
Şimdilerde "Akşener güzellemeleri" yapıyor.
Kim mi?
Ataol Behramoğlu.
Şair, solcu, sosyalist, Atatürkçü, Cumhuriyet yazarı, Çehov'un bir kahramanının ifadesiyle "ve daha bir sürü."
En son da, Akşenerci.
Bakınız ne demiş Akşener için: "Sahnede pırıl pırıl, apaydınlık bir kadın konuşuyor... Samimi, bilgili, açık sözlü, zarif. Slogandan uzak, cesur,esprili..." 
İşte böyle...
Adı "yandaşa" çıkan hiçbir yazar Erdoğan'a bu denli "güzelleme" yapamadı.

***

Belli ki, Ataol B. ilerlemiş yaşına rağmen oldukça "kıvrak" bir insan.
Hem PKK'nın o "hendek terörünü" arkalayıp hem Akşenerci olmak belirli bir "kıvraklık" ister çünkü.
Belki de istemez.
Zira Akşener'in ne düşündüğünü veya nereye evrildiğini bilemiyoruz.
IKBY referandumu veya 'nın Suriye koluna ABD'nin binlerce TIR'lık silahvermesi hakkında ne düşünüyor, bilemiyoruz.
Bizim bildiğimiz tek şey: "Yurtta sulh cihanda sulh" sloganıyla yola çıkmış, "Başbakan olacağım" demişti.
Olamadı.
"Yurtta Sulh Konseyi'da başarılı olamayınca, "pırıl pırıl, apaydınlık, bilgili ve açık sözlü" Akşener'den, geriye şu veciz ifadesi kaldı:
"Cemaate bir mensubiyetim yok, olsa gururla söylerdim..."

***

Ataol B. kendisini savunmak sadedinde, "Akşener'i desteklerken aslındaABD'yi savunuyormuşum. Ben herhangi bir ülkeyi, devleti değil, bütünüyleBatı'yı, aydınlanma düşüncesini savunuyorum..." diyor.
Artık kendi kendilerini "deşifre" etmeye başladılar.
Gün gelecek, bu "sömürge aydınları" Batı'yı savunuyorum demekle kalmayacak,açıkça "müstevli muhibbi" olduklarını ilân edeceklerdir.
Gidişleri orayadır.
Cenap Şahabettin de "Kurtuluş savaşımıza" böyle karşı çıkmıştı.
Şair dersen o da şairdi. Ki, 40 tane Ataol yan yana gelse, bir "Elhân-ı Şitâ" yazamazdı.

***

Prof. Birgül Ayman Güler, Atlantik örgütü  veya Avrupa örgütü AB'denyana olduklarını "Batıcıyım" ifadesiyle örtmeye çalışan Türkiye'nin tüm Ataollarını bakınız nasıl deşifre ediyor:
"NATO'culuğunun ve AB'ciliğinin hesabını veremiyor. Bu hesabı veremeyince, 'Erdoğan diktatörlüğüne karşı olmak' mazeretinin ardında sağa sola saldırıyor. / İktidara muhalefeti, Batıcılık ile örtmek... / Ülke içinde, emperyalizmle el ele iş görmek... / İster laikim de, istersen şeriat diye haykır; ister Türkçüyüm de, istersen Batıcıyım de, bu pozisyonu destekleyecek hiçbir yüksek değer yok..."


İşte budur.
"Erdoğan nefreti" sizi elimizden alamaz. İhanetinizi hep böyle yüzünüze vuracağız.
Sahte ayrışmalar, kamplaşmalar da bitmiştir.
Mevzubahis olan vatanın bekasıdır.
Ya vatanın bağımsızlığı ve özgürlüğü için direnenlerin safında olacaksınız ya da müstevlilerin yanında.
Yok başka bir ayrışma.

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER