Ülkeyi yöneteceklere bak, her biri başka curcuna!
GÜNDEMAli Karahasanoğlu'nun köşe yazısı
“Bunlar siyasi parti” diyebilir misiniz?
104 amiralin muhtıra gibi bildirisine karşı hangi parti ne açıklama yaptı takip edebiliyor musunuz?
Muhalefette yıllardır beklemede olan, ama ülkeyi yönetmeye de aday olduklarını iddia eden şu partiler için, “Gerçekten darbeye, darbe heveslilerine, darbe amaçlı bildirilere karşı alacakları tavrı belirlemiş, kararlı, ne yapacağını bilen partiler” diyebilir misiniz?
CHP’den başlayın..
SP’den çıkın..
Kemal Kılıçdaroğlu, ilk aşamada “Gündem değiştirme” dedi, darbe bildirisinin yükünden kurtulmaya çalıştı..
Ama başkanvekillerinin, nerede ise amiralleri bir tebrik etmedikleri kaldı..
Eğer gündem değiştirme operasyonu ise..
Kılıçdaroğlu’nun yardımcıların niye o tebrik mesajlarını yayınladılar?
Darbe bildirisine imza atanları tebrik edecek kadar gözünüz döndü ise, genel başkanınız niye “Gündem değiştirme” dedi?
Hani “Her CHP’liden farklı bir ses çıkıyor” desek, yanlış söylemiş olmayız..
Eski CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen bakın ne diyor: “Cumhuriyetin yiğit ve yurtsever amirallerini yürekten kutluyoruz.”
Afedersiniz, bunlar, başörtü yasağı konusunda gözlerimizi boyamıştı değil mi?
“Biz de başörtü yasağına karşıyız” demişlerdi, değil mi?
Şimdi görüyorsunuz, darbeci kafalarını nasıl çıkarıyorlar ortaya..
Başörtü yasağı ne ki, “Allah” demenin yasak edileceği bir ülkeyi arzuluyor, bunlar..
Bir darbe yaptırsınlar.
Siz o zaman görün, başörtü nasıl yasak olacak, “Allah” demek, nasıl yasak olacak..
Adam açık açık söylüyor, “Yiğit ve yurtsever amiralleri yürekten kutluyoruz!”
Dersiniz ki, tebrik edilen amiraller, bir deniz savaşını kazanmışlar da, tebrik ediliyorlar..
Ortada ne bir deniz savaşı var, ne de Türkiye’nin menfaatine küçücük bir başarı hikayesi.
Ya ne var?
Seçilmiş insanlara, “Şunu yaptırmam, bunu yaptırmam” buyurganlığı..
Pekşen’i de bir kenara koyun..
CHP’nin, emekli amirallerle nasıl bire bir örtüştüklerini, şu bildiriden anlayın..
“103 idi. Yok yok.. 104 idi” tartışmaları sürerken..
O kadar çapsız bir bakış açısı ile olaya yaklaşıyorlar ki..
“Eski milletvekilleri” başlığı ile, çoğu CHP’li 103 isim de, dün bir bildiri yayınladı..
Ne kadar başörtü yasakçısı CHP’li var ise..
Hepsi içinde..
Necla Arat’tan Nur Serter’e, Hüsnü Bozkurt’a kadar.. Kemal Anadol’dan, Osman Kortürk’e kadar..
Bildirilerinde bir de şu cümleleri kurmamışlar mı, tam evlere şenlik:
“Mustafa Kemal Atatürk ve ilkelerini, anayasanın değiştirilemez maddelerini sahiplenmek, ülkemizin geleceğini ilgilendiren konularda kamuoyunu bilgilendirmek, temel bir anayasal haktır. Anayasal hakların güvencesi olması gerekenlerin, toplumu susturmaya, sindirmeye, korkutmaya çalışmaları kabul edilemez.”
Yani neredeyse, kendi partilerinden bile tasfiye edilen bu darbe destekçileri diyecek ki: “27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat hepsi devrimdir. Yaşasın darbeler. Yaşasın darbeciler!”
Söylediklerinin, başka hiçbir anlamı yok..
Ne demek, Anayasa’nın değiştirilemez maddelerini savunmak?
Siz, daha düne kadar milletvekili idiniz.
Seçilin, o maddeleri koruyun.
Seçilemiyorsanız, seçilmediğiniz halde, yine o maddeleri sopa zoru ile dayatmaya devam mı edeceksiniz?
CHP’yi geçelim..
İyi Parti’ye gelelim..
İyi Parti, kafası karışık partilerin en önde gideni..
Genel başkanları, bildiriyi imzalayanlara ilk anda, “Zevzekler” tanımı yaptı..
Ama ilginçtir..
HDP ile ittifakta istifayı aklına getirmeyen, Selahattin Demirtaş ile kahvaltı hazırlığında sesi çıkmayan, İyi Parti Karasu İlçe Teşkilatı Kurucu Başkanı Levent Arslan, Akşener’in amiraller için yaptığı “zevzeklik” açıklaması üzerine istifa etti..
İstifanın gerekçesi de ilginç: “Geldiğimiz bugüne baktığımızda Montrö ve Lozan’ı savunan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin değerli komutanlarına ‘zevzek’ diyen bir zihniyetin altında bir Türk milliyetçisi, bir ülkücü olarak duramayacağıma karar verdim!”
İyi Parti’de daha ne tartışmalar var, ne tartışmalar..
İyi Parti İzmir Milletvekili Aytun Çıray, bildiri için desteğini ilk gün açıklamıştı:
‘’Bir tbp. teğmen olarak altına imzamı atıyorum. 103 amiralden Montrö ve Atatürk bildirisi.’’
Tam bir çorba partisi..
Aytun Çıray darbecilere destek verirken, Yavuz Ağıralioğlu ise, bakın ne diyor:
“Millet iradesine yönelik her türlü darbe, tehdit ve imaya dair tavrımız belli, duruşumuz nettir!”
İyi Parti’nin Aytun’u, darbeci amirallerden yana.. Aynı partideki Yavuz ise, milletten yana.. İyi Parti’de bitti mi tartışma?
Ne gezer? İyi Parti Kurucular Kurulu Üyesi imiş, İlay Aksoy..
O da, Yavuz Ağıralioğlu’na laf yetiştirmiş: “Sn.Yavuz Bey kullandığınız dil ne kadar tanıdık geliyor! Açıklamanın tam olarak neresinde ‘Darbe’ ima edilmiş diye yaptığınız laf kalabalığın arasından açıklar mısınız? AKP bile AKP’ye bu kadar yardımcı olamadı”
Birbiri ile taban tabana zıt görüşlerin savunulduğu bu isimlerin bulunduğu topluluğa, siz “Parti” diyebilir misiniz?
Sadece birbirine laf yetiştirenler değil.
Bir de, büyük bir ustalıkla, suskun kalanlar da var..
Günde 10 paylaşımının altına inmeyen Müsavat Dervişoğlu, ne taraftan yana olacağını bilemiyor.
“En iyisi sessiz kalmak” diyor..
Nasıl olsa, İyi Parti’nin yöneticilerinden, emekli amiral Ergun Mengi, bildiriyi imza organizatörlerinden.
“Biz safımızı belli ettik. Daha fazla konuşmayalım. Çaylakları uyandırmayalım” diye düşünüyor olmalı..
Tam bir curcuna..
Curcuna, değişik isimlerin, değişik görüşlerinden ibaret değil..
Dün akşam saatlerinde Meral Akşener’in zevzeklik tanımlaması da değişti..
Tepkilerden çekinen Akşener oturup düşünmüş, düşünmüş düşünmüş, “Bu çıkmazdan nasıl çıkarım” demiş olmalı ki..
Amirallere gözaltı operasyonuna itiraz etmiş..
Ne imiş, “Amiralleri gözaltına alıyorsanız, muhalefet parti yöneticilerine saygısız ifadeler kullananlar da gözaltına alınmalı” imiş..
Vay vay vay.. Ne kadar zekisin, sen be abla?
Durumu ancak böyle kurtarabilirdin işte..
Önce “Zevzek” de..
Sonra zevzek takımı seni topa tutunca..
Başkalarını zevzeklikle suçlayarak, durumu kurtarmaya çalış..
Diğer partilerdeki kafa karışıklığını da aktaracaktım ama..
CHP ve İP’teki kafa karışıklığı, köşeyi doldurdu bile..
İlginizi Çekebilir