
Zırhlı Birlikler Davası savcısı, darbeci hainlerin tankları siyasi hayatın engellenmesi için göndermediğine karar verip beraat talep etti. Vicdanları yaralayan beraat talebine gazi Necmettin Utuş’tan sert tepki geldi. Utuş, “Akıllara zarar bir durum” dedi.
Zırhlı Birlikler Davası savcısının 18 Şubat’ta verdiği mütalaada, 2 tankı AK Parti’ye gönderip bir kişinin şehit olması, biri ağır olmak üzere çok sayıda vatandaşın yaralanmasına neden olan darbecilerin, tankları “Siyasi hayatın engellenmesi” için göndermediğini belirterek, sanıkların üzerlerine atılı bu suçtan beraatini talep etmesi herkesi şoke etti.
Gazi Utuş: Bu nasıl adalet?
AK Parti önünde, tankları önlemeye çalışırken darbecilerin silahından çıkan kurşunlarla ağır yaralanan Necmettin Utuş Akit’e yaptığı açıklamada, “2 tank AK Parti Genel Merkezine geliyor 50 tank cephanelikten top mermisi ve mühimmat yüklüyor, nizamiyeye iniyor. 1 şehit, 6 yaralı var. Savcı beraat istiyor darbeci işgalciler için. Tankın üzerinde Teğmen Ahmet Faruk Çavuş, sürücü Burak Çakır, beni vuran Harun Bulut ve tank komutanı Külliyede aşağı indirdiğimiz Üsteğmen Fatih Mehmet Kılıç vardı. Arka tankta Üsteğmen Koray Korkmaz, İbrahim Akça, Mehmet Ayaz, Teğmen Yusuf Ak Bulut bulunuyordu. Cephane Komutanı Binbaşı İsmail Suvay ve Cephane Komutanı Başçavuş Hüseyin Yağmur iddianamelerde müşteki, bilirkişi. Bunlar 50 tanka top, uçaksavar mermisi ve A.4 mermisi verdiler. Ayrıca helikopterlere 1800 oerlikon top mermisi, 3000 adet de A. 4 mermisi verdiler. Bu mermiler halkın üzerine saat 24.00’ten sonra atıldı. Ayrıca 2 tankı nizamiyeden Binbasi İsmail Suvay çıkardı. Üsteğmen Sedat Caferoglu, Başçavuş Cemil Karakaya nizamiye komutanları olarak tankları dışarı çıkardı. Bunlar davada müşteki, tanık, bilirkişi yapıldı. Akıllara zarar bir durum” dedi.
Savcının mütalaasında şaşırtan indirim taledi!
Savcının mütalaasının “1- Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Bakımından” başlıklı bölümünde yer alan; “Soruşturma ve kovuşturma kapsamında ifadeleri alınan sanık, tanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamından birlikten dışarı çıkan tankların AK Parti Genel Merkezi’ne işgale gittiklerine ilişkin herhangi bir iddia ve delil bulunmadığı, tankların Jandarma Genel Komutanlığı’na gitmek ve burada sanık Süleyman Karaca ile irtibata geçmek üzere yola çıktığı, yine dosya içeriğindeki ilgili kamera kayıtları da incelendiğinde, bu tankların istikametinin Jandarma Genel Komutanlığı olduğunun anlaşıldığı, ancak buraya giden yolun kapalı olması nedeniyle tankların AK Parti Genel Merkezi’ne doğru yöneldikleri, dolayısı ile siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçunun işlendiğine dair ve bu suçtan sanıkların cezalandırılması için delil bulunmadığı gibi, sanıkların 15 Temmuz tarihinde Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu ve Tümen Komutanlığı’nda gerçekleştirilmeye çalışılan darbe ile ilgili emir ve talimatlar vererek bahsi geçen tankların hazırlanmasını, tanklara mühimmat yüklenmesini ve bu tankların dışarı çıkmasını sağladıkları, ancak sanıkların bu kapsamdaki eylemlerinin TCK’nın 309. Maddesi kapsamındaki suçu oluşturduğu değerlendirilmiştir. Sonuç olarak atılı suçun TCK’nın 309. Maddesinde belirtilen suçun içerisinde eridiği hususu da dikkate alınarak, sanıklar Ahmet Bican Kırker, İsa Sancaklı, Faruk Yaman, Semih İlhan, Fatih Çubukçu, Özkan Gürkol, Süleyman Karaca, Erdal Yetim, Koray Korkmaz, Fatih Mehmet Kılıç, Ahmet Faruk Çavuş, Burak Çakır, Harun Bulut, İbrahim Akça, Mehmet Ayaz ve Yusuf Akbulut hakkında üzerlerine atılı bulunan siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi…” şeklindeki indirim talebi duruşma salonunda bulunan müşteki gazileri şoke etti.
Yorum Yazın